Dr.Talip Mert

1953 Sivas do¤umlu. ‹lk orta tahsili Sivas’ta tamamlad›. ‹stanbul
Üniversitesi ‹flletme Fakültesini 1983’de bitirdi. Hat’t› Hamid
Aytaç’tan, Tezhibi Süheyl Ünver ve Çiçek Derman’dan ö¤rendi.
1994’den beri Marmara Üniversitesi Arflivcilik bölümü ö¤retim
görevlisi olarak çal›flmakta. Osmanl› Kültür Tarihi üzerine özel
çal›flmas›n› sürdürmektedir.


Tarihimiz boyunca rast geldi¤imiz nükteleri,
flakalar› ve haz›r cevaplar› ile her zaman aram›
zda yaflayan, bu yönleri ile meflhur olmufl
Nasreddin Hoca, ‹ncili Çavufl, Bekri Mustafa…
gibi kiflilerden birisi de Musahip Mehmed Said
Efendi’dir.
Said Efendi, ayn› zamanda bizde Avrupa
usûlü resim yapan ilk ressamlar›m›zdand›r. Said
Efendi, iyi bir hânende, giriftzen, neyzen,
bestekâr, keskin niflanc› ve Karagözcü’dür. Tabii
hepsinden daha çok bir söz eri, hofl sohbet
ve devrinin ifadesiyle nekregû, bezlegû ve mîri
kelâmd›r. Mehmed Said Efendi en çok da bu
yönüyle meflhur olmufltur. S›rf bu yönüyle de
II. Mahmud’u çok zarif ve ince nükteleri ile zor
anlar›nda güldürme¤e, onu dertlerinden uzakla
flt›rma¤a muvaffak olmufltur.
Mehmed Said Efendi’den, yaz›l› kaynaklarda
daha çok efendi fleklinde bahsedilmektedir.
Ama arfliv belgelerinde ondan Said A¤a, ve
Said Bey fleklinde ifadeler de kullan›lm›flt›r.
Mehmed Said Efendi’nin tafl›d›¤› musahip
unvan› nedir ? Bu unvan›n Osmanl› Tarihi’ndeki
yeri ve kullan›l›fl› nas›ld›r ? Önce bu hususa
bir aç›kl›k getirmek gerekirse arfliv belgeleri ›fl›-
¤›nda flunlar söylenebilir:
Musahip unvan› Osmanl› Devleti’nde II.
Murad devrinden beri kullan›lan bir unvand›r.
Bu unvan padiflah taraf›ndan verilir, bu unvan›
alan zat sadr›azam huzurunda kürk giyer ve
bir tak›m imtiyazlara sahip olurdu. Musahip,
her ne kadar sohbet edilen kimse demek ise de;
arfliv belgeleri bu kelimenin sarayda iki farkl›
manada kullan›ld›¤›n› ortaya koyuyor. Harem
musahipleri ve taflra musahipleri. Taflra musahiplerine
sadece musahip de denir.
Birisi zenci harem a¤alar›na verilen musahip
unvan› olup saray d›fl›nda hatta harem d›-
fl›nda herhangi bir vazifesi ve ifllevi yoktu.(1)
Bu tür musahip unvan› Osmanl› Devleti’nin
sonuna kadar devam etmifltir.(2) Harem musahipleri
ayr›ca birinci, ikinci, üçüncü…musahip
fleklinde birde s›ralamaya tâbi idiler.(3)
‹kincisi ve bizi ilgilendiren k›sm› ise; baz›
sanat dallar›nda üstün baflar› gösteren kiflilere
verilen unvand›r. Bu sanatkârlar, en baflta hânende
ve sâzendeler olmak üzere bugünkü ifadesiyle
tiyatrocular dahil idiler. Meselâ: ‹smail
Dede, Küçük Mehmed A¤a… hânende ve bestekâr
olarak bu unvan› tafl›yorlard›. Numan A¤a,
Zeki Mehmed A¤a, ‹smail A¤a… sâzende olarak.
Said Efendi ile onun ça¤dafl› olan Abdi Bey
(Küpeli Çavufl) ise daha çok taklit yapmaktaki
baflar›lar› ve karagöz oynatmaktaki becerileri
ile ün kazanm›fllard›.
Musahip sözünün
bugünkü karfl›l›¤› devlet
sanatç›s›d›r.
Musahip unvan› II.
Mahmud’un son zamanlar›
nda 26 Ekim
1834’te kald›r›lm›flt›r.(4)
Hayat Hikâyesi
Said Efendi Eyyub
Sultan’da do¤mufltur.
Ahmed Atâ Bey Tarih-i Atâ’da Said Efendi’nin
80 yafl›na yak›n oldu¤unu yaz›yor.(5) Meclis-i
Maarif azas›ndan Süreyya Bey’in Sicill-i Osmânî’sinde
belirtti¤i -ve mezar tafl›nda da yaz›l›
oldu¤u- üzere 5 fiubat 1856’te vefat etmifltir. Bu
bilgilerden hareketle Said Efendi’nin 1778 civar›
nda do¤du¤u tahmin edilebilir.
Hayat› hakk›ndaki bilgiler afla¤›-yukar›
1800 lü y›llar›n bafl›na veya biraz daha ilerisine
uzanmaktad›r. Bursal› R›za Efendi’nin onun
hakk›nda yazd›klar›n› büyük çapta arfliv belgeleri
de do¤rulamaktad›r. R›za Efendi flunlar›
yazm›fl:
“Said Efendi’nin mûsikîdeki baflar›s› ve
hoflsohbet konusundaki yüksek mahareti sebebiyle
fieyhülislam Veliyyüddin Efendi’nin o¤lu
meflhur Kad›asker Mehmed Emin Efendi’ye ( ?
– 28.10.1805) musahip olmufltu.(6)
Bu bahsi Tayyarzade Ahmed Atâ Bey daha
genifl olarak ele alm›flt›r. Atâ Bey onun genifl
dost halkas›n› flöyle naklediyor.
” Küme fasl›na dahil olan zevat s›ras›nda
ismi yâd olunan Musahip Said Efendi yaln›z
neyzen ve giriftzen olmay›p evâs›t-› Selim Hânî’den
beri mecâlis-i zurefada bulunmufl ve hususiyle
kibâr-› meflayih ve ulemadan Befliktafl
Mevlevîhanesi fleyhi El-hac Yusuf Dede Efendi
ve Abdülkadir Dede Efendi ve Mahmud Dede
Efendi ve Yenikap› fieyhi Abdülbaki Dede
Efendi ve Kas›mpafla Mevlevîhanesi fieyhi
fiemseddin Dede Efendi ve Kerestecizade Nuri
Dede Efendi ve meflhur Veli Efendizade Emin
Molla ve fiemseddin Molla ve devlet kethudas›
‹brahim Nesim Efendi ve s›r kâtibi Ahmet Fâiz
Efendi ve Halil Paflazade Mabeynci Ahmet
Muhtar Beyefendi ve Reisü’l-et›bbâ Behcet
Efendi ve Nak›bü’l-eflraf S›dd›k Molla ve eimme-
i kiramdan Tatar Hâf›z Ahmed Kâmil Efendi
ve Cennet Filizi Abdülkerim Efendi ve Dürrizade
Abdullah Molla Efendi ve Keçecizade
‹zzet Molla ve fiehremini Hayrullah Efendi ve
meflhur Hâlet Efendi ve urefâ-y› meflhureden
E Y Ü P S U L T A N S E M P O Z Y U M U V I
331
(1) Ali Emirî II. Mahmud
10006.
(2) Ünüvar Safiye, Saray Hat›-
ralar›m…..
(3) Evkaf Defterleri 12420 / bu
defterin bir çok sayfas›nda
bunlardan bahis var.
(4) BEO. Sadaret Defterleri 363
/ 139
(5) Ahmet Atâ Bey, Tarih-i Atâ,
III / 196 ‹stanbul 1291.
(6) Cevdet Adliye 3837.
Resim 1; Sait Efendi ile Küpeli
Abdi Bey (Bu resimler
fiehabeddin Uzluk’un
“Mevlevilik’de Resim, Resimde
Mevleviler” adl› eserinden
al›nm›flt›r)
Numan Hoca ve Hâtif Efendi gibi
zurefan›n encümen-i ülfetlerinde
bulunmufl ve bu mecâlis-i üdebâda
cereyan eden mutâherat, mutâyebât,
ve letâif-i münazerat-› musahebattan
ahz-› hisse-i edebiyat ile fetânet-
i f›triyye ve isti’dad-› hulkiyesiyle
bu muvaffak›yeti münevver-i
akl ve zekâ ve nühas›n› ve hakikaten
racül-ü kâmil ve insan-› meâli
hasâil manas›n› flâmil olarak musahip
lafz›n›n mana-y› hakikisini müfesser,
hal ve flân› ve ma’lumat-›
müktesebesi muvaf›k-› mertebe-i
sin ü sâli bulunmufl oldu¤undan
Hâlet Efendi’ye münasebet-i serpendisiyle
Adana menfas›na gidipgeldikten
sonra hâkan-› huld âfliyan hazretleri
ekser ahyan ve belki her zaman nezd-i hümayunlar›
nda bulundururlar idi. Çünkü Efendi-i
mumâ ileyh elinden geldi¤i mertebe herkesin
mümkünü’l-icra olan istidas›n› is’afa himmet
eder ve hiç ferdin g›yab›nda bulunmay›p düfl-
man› olsa bile ona muavenet eyler ve gadab-›
padiflahîye u¤rayan eflhas› pençe-i mücazattan
istihlas eder bir zat-› hay›r hâh idi.”(7)
Atâ Bey Said Efendi’nin meziyetlerini böylece
s›ralad›ktan sonra onun ölümden kurtard›-
¤› üç kifli ile ilgili hâdiseleri nakletmektedir. Bu
flekilde hayat› kurtulanlardan birisi de sanat
tarihimizin gerçek dehalar›ndan birisi olan Kad›
asker Mustafa ‹zzet Efendi’dir.
III. Selim’in mûsikîye olan ra¤beti dolay›-
s›yla bir gün huzurda Isfahan Beste’den söz
edilmiflti. III. Selim bu eseri merak edip dinlemek
istemifl. Ama mevcut hânendelerden bu
eseri bilen ç›kmay›nca Said Efendi’nin ça¤r›lmas›
n› istemifl. Said Efendi bu eseri vaktiyle Balat’ta
bir Mûsevî kad›ndan 10 Kurufl ücret mukabilinde
geçmifl oldu¤undan huzurda çok güzel
bir biçimde icra ederek hünkâr›n takdir ve
iltifat›n› kazanm›fl. 10 Kurufl’a ö¤rendi¤i bir
bestenin kendisini 10.000 Kurufl atiyyeden bafl-
ka musahiplik flerefine de nâil etti¤ini s›k s›k
anlat›rm›fl.(8) Said Efendi’nin bu ilk musahipli-
¤inin tarihi bilinmiyor. Ancak bu unvan II.
Mahmud’un cülûsundan alt› gün sonra hem
kald›r›lm›fl, hem de saraydan ç›kar›lm›flt›r. II.
Mahmud’un bu icraat›n›n tam sebebi flu an için
mechul. Ama III. Selim’in katli dolay›s›yla bu
olayla ilgili bir flüphe üzerine bu yola bafl vurmu
fl olabilir. Bunun tam tarihi 4 Temmuz 1808
olup bu konudaki teflrifat kayd› flöyledir:
“Taflra musahiplerinden Sadullah Bey, Giriftzen
‹brahim Efendi, Zeki Mehmed A¤a, Hayâlî
Said A¤a, ve Neyzen Mustafa Bey musahiplikten
ihraç”(9)
II. Mahmud 18 Aral›k 1809da onu tekrar
musahip yapm›flt›r. Mehmed Said Efendi’nin
bu ikinci musahipli¤i ile ilgili teflrifat kayd› flu
flekildedir:
” Musahiplik Said A¤a’ya tevcih – edilmifl -
ve –sadaret kaymakam› – huzurunda kabur
sincap kürk –giydirilmifltir-.”(10)
Musahiplik büyük memuriyetlerden oldu-
¤u için bu unvan› alanlar da büyük memurlara
mahsus teflrifat defterlerine girebilmifllerdir.
“Musahib-i flehriyarîlik Said A¤a’ya tevcih
ve huzur-u sadr-› âlîde kubur sincap kürk ilbas
olundu. Kürkün fiyat› 350 Kurufl 15 Rebiu’levvel
1236 ( 21.12.1820).(11) yine bu devrin hânende
ve flairlerinden A¤azade Said Bey bin
H›z›r A¤a (?-1834) var ki bu zat›n da zaman zaman
Said Efendi ile kar›flt›r›lmas› her an için
ola¤an bir durumdur.(12)
Bu kay›tta ad› geçen Said A¤a’n›n o devir
mûsiki erbab›ndan olan F›st›k Said A¤a m›?
yoksa Üsküdârî Tiryaki Said A¤a m› ? oldu¤u
henüz tesbit edilemedi.(13)
Said Efendi sakall› musahipler aras›nda en
ziyade makbul olan› idi. Huzura her geliflinde
II. Mahmud’un iltifatlar›na nâil oldu¤u için di-
¤erleri ona düflmanl›k ve haset ederek;
“Said Efendi’nin padiflahtan çok, di¤er
devlet adamlar›n› e¤lendirmesi hata de¤il midir?”
tarz›nda bir tak›m sözlerle II. Mahmud’u
tahrik etmeleri ve meflhur Hâlet Efendi’ye de
yak›nl›¤› dolay›s›yla Adana’ya sürülmüfltür.(14)
II. Mahmud’un bu iradesi üzerine Adana’ya
do¤ru yola koyulan Said Efendi 13 Aral›k
1822 tarihinde oraya varm›flt›r. Devrin Adana
kad›s› durumu 16 Aral›k 1822 tarihli bir i’lamla
Bâb-› Alî’ye bildirmifltir:
“Der-i devlet mekîne arz-› dâi-i kemîne budur
ki,
Musahibân-› hazret-i flehriyârîden Said’in
h›lâf-› r›zâ-y› hümayun hareketi vukuuna binaen
yeri ref’ ve kendüsü Adana’ya nefy ve iclâ
k›l›nmas› bâb›nda halavet riz-i sahife-i sudur
buyurulan ferman-› âliflan mucibince divan-›
hümayun çavufllar›ndan Hasan Çavufl kullar›
mübafleretiyle mahall-i menfas› olan Medîne-i
Adana’ya iflbu 238 senesi Rebi’ul-Evveli’nin 28.
Günü vüsul ve muma ileyh kullar› menfiyyen
müks ve ikamet ve bilâ ferman ›tlak›ndan hatve-
i vâhide mahall-i ahara sal›verilmemesi emrine
dikkat ve vüsulü derbâr-› merhamet kara-
E Y Ü P S U L T A N S E M P O Z Y U M U V I
332
(7) Ahmet Atâ, Tarih-i Atâ
III/193-194. ‹stanbul 1291
(8) ‹NAL, ‹bnülemin Mahmud
Kemal, Hofl Sada s.256.
yty.
(9) Millî Emlak Defterleri ( III.
Selim Ruznamesi ) 11 / 59.
(10) BEO. Sadaret Defterleri
357 / 191
(11) Kepeci Tasnifi Teflrifat
Defteri 676 / 12
(12) Atâ bey, age V / 366,
Letaif-i Enderun 200,
(13) Atâ Bey, age III / 193,
fiehabeddin Bey, Millî
Mecmua 10 / 152-153, 6 Mart
1340
(14) ‹lyas Efendi, Letâif-i
Vekâyi’-i Enderuniyye s.248.
Dâru’t-t›bâati’l-Amire, ‹stanbul
1276. Ahmet Cevdet Pafla,
Tarih-i Cevdet XII / 66.
Resim 2; Musahip Sait Efendi’nin
kendi yapt›¤› portresi
(fiehabeddin Uzluk’un
“Mevlevilik’de Resim, Resimde
Mevleviler” adl› eserinden
al›nm›flt›r)
ra i’lam olundu. Bâk› emr hazreti men lehü’lemrindir.
Hurrire fi gurre Rebiu’l-Ahir 1238″
Esseyyid Ahmed Kadri
Elmüvellâ hilafet-i bi- medine-i Adana
‹flbu ilamla ilgili olarak da Sadaret ” mazmûnu
kayd› bâlâs›na flerh verilmek buyuruldu
17 R. 38 (01.01 1823) ” tarihli bir kay›t düflmüfl-
tür.(15)
Baz› kaynaklarda Mehmed Said Efendi’den
Halet Efendi’nin mühürdar› fleklinde
bahsediliyorsa da bu sadece bir isim benzerli¤idir.
Bu sürgün s›ras›nda mühürdar Said Efendi
Bolu’ya sürülmüfltür.(16)
Said Efendi’nin bu sürgünü sekiz ay kadar
sürmüfl 1823 y›l›n›n A¤ustos’u sonlar›nda ‹stanbul’a
dönmesi için izin ç›km›flt›r. H›z›r ‹lyas
Efendi’nin anlatt›¤›na bak›l›rsa bu sürgün dolay›
s›yla Said Efendi’nin musahiplik unvan› da
kald›r›lm›fl görülüyor. Tam tarih vermemekle
beraber 1823 y›l›n›n Ekim-Kas›m aylar›nda bu
unvan yeniden verilmifl. Bu bahsi ‹lyas Efendi
” Hayâlî Said Efendi ve Tanbûrî Zeki A¤a’n›n
Musahiplik Unvan› ‹le Sevindirilmeleri ” bafll›-
¤› ile flöyle hikâye etmifl:
” Padiflah› dâima e¤lendiren hayâlî Said
Efendi ile sazende musahiplerden tanbur ve
kamburu ile meflhur Zeki A¤a baz› sebeplerle
sürgüne gönderilmifllerdi. Bu sefer affedilip
serbest b›rak›ld›lar. ‹stanbul’a döndükten sonra
da tekrar umduklar› –musahiplik- unvan›nakavu
fltular. “(17) ‹lyas Efendi yak›ndan tan›d›¤›
Said Efendi ile ilgili bir çok mesele hikâye etmektedir.
Said Efendi 1829’da (1245 ) Said
Efendi, Küpeli Çavufl demekle meflhur arkada-
fl› Abdi Bey’le birlikte kap›c›bafl›l›k rütbesine
nail olmufllard›r.(18)
Burada sözü edilen tarih 1829 de¤il 1834
y›l›d›r. Bu tarihte birçok eski âdet ve usûlleri
kald›ran II. Mahmud bu arada musahipl›k unvan›
n› da kald›rm›flt›r. Bu mesele teflrifat defterlerinde
flöyle anlat›l›yor:
” Hünkâr musahipli¤i rütbesi ve musahiplik
tabirleri padiflah›n iradesi üzerine tamamen
ilga edilmifltir. ‹çlerinde musahiplerden bulunan
Abdi Bey ile Said Efendi’ye emeklili¤e esas
olmak üzere kap›c›bafl›l›k rütbesi ihsan buyurularak
sadr›azam huzurunda hilatler giydirilmi
fl, ve kethüda beye götürüldükten sonra mabeyne
gönderilmifllerdir. Sahip olduklar› niflanlar
yine kendilerinde kalm›flt›r. Musahiplerin
hepsi 19 kifli kalmakla bunlar hünkar müezzinli
¤i hizmetinde olduklar›ndan bunlara müezzin,
baz›lar› sâzende olduklar›ndan bunlara sâzende
ismi verilip geri kalanlar›n hepsi kald›-
r›lm›flt›r. Bu flah›slar›n her birine Cuma günleri
sadaret hazinesinden verilmekte olan 14 er Kuru
fltan her Cuma ödenen 256 Kurufl Cumal›k
dahi af olunmufltur. 30 Ekim 1834 ” (26 C.
1250)(19)
Ayn› gün Bâb-› Ali’de yeni rütbelerinden
nâfli h›l’at da giymifllerdir. Bu durumu saraya
arz eden Sadaret, Abdi Bey’le ilgili bir de taleb
de bulunmufl ama belgedeki bu mühim kelimeler
silinmifl oldu¤undan mes’eleyi kavramak
do¤rusu zorlaflm›flt›r. Sadaret’in arz›:
“…Musahiplik-i hazret-i flehriyârî unvan›
mukaddemce ref’ buyurularak fakat kudemây›
musahibandan Saadetlu Abdi Bey ve Said
Efendi bendelerinde kalm›fl oldu¤undan bu
def’a unvan-› mezkurun külliyen tay ve ilgas›yla
muma ileyhimaya avât›f-› aliyye-i hazret-i
flâhaneden mütekaid kap›c›bafl›l›k rütbeleri ihsan
buyurulmufl oldu¤u ziver-i dest-i tevkir
olan tezkire-i samiyeleri meâl-i vâlâs›ndan malum-
u âcizanem olmufl ve muma ileyhima dahi
Bâb-› Ali’ye vürud eylediklerinden iktiza eden
hil’atleri iksa ve icra olunmufl ve ruus-u hümayunlar›
dahi bittasdir leffen tesyir-i savb-› sâmileri
k›l›nm›fl oldu¤u beyan›yla tezkire-i senâverî
terk›mine ibtidar olundu efendim. Mabeynden
Sadaret’e ise flu cevap gönderilmifl:
…‹flbu tezkire-i âsâfaneleriyle rüüs-u hümayunlar
mübarek ve mes’ud hâk-i pây-i flâhaneye
arz ve takdim birle manzur-u meâlî nü-
flur-u cenab-› hilafetpenahî buyurulmufl ve rüus-
u hümayunlar muma ileyhimaya i’ta k›l›nm›
fl olup fakat muma ileyhimadan Abdi Bey
müsin ve ihtiyar oldu¤una merhameten gayriye
olan me’muriyeti af buyurularak istizan buyurulan……….
yine iade k›l›nm›fl olma¤la ol
babda emr ü ferman hazret-i men lehü’l-emrindir.
26 C. 1250 (30.10.1834)” (20)
Teflrifat ve Sadaret defterlerindeki bu kay›t
29 C.1250’de (2 Kas›m 1834) Divan-› Hümayun
kay›tlar›na da girmifltir.(21)
Said Efendi’nin Maafl ve Ta’yinat›
Said Efendi’nin maafl›yla ilgili olarak yukar›
daki belgelerde herhangi bir kay›t yoktu. Ancak
o günlerde ona maafl olarak 2500 Kurufl
ba¤lanm›fl oldu¤u anlafl›l›yor. Bu para zamanla
6000 Kurufl maafl ve maafla ilave bir miktar da
ta’yinat olarak ödenmifltir. Bu maafl yükselmeleriyle
ilgili belgeler s›ras›yla flu bilgileri ihtiva
etmektedir:
” Rikab-› hümayun–u flâhane kap›c›bafl›lar›
ndan Said Efendi’nin emekdar ve ât›fet-i se-
E Y Ü P S U L T A N S E M P O Z Y U M U V I
333
(15) BEO Cevdet Saray 5589.
(16) Hatt-› hümayun 24336,
25293
(17) ‹lyas Efend age. S:282,
‹NAL, age:256.
(18) ‹NAL, age s: 256
(19)BEO Sadâret Defterleri 363
/ 139
(20) H.H 48864.
(21) A.E.II. Mahmud 3306.
niyyeye sezâvâr olmas› cihetiyle maafl-› kadîmi
olan 2500 Kurufl’un üzerine iflbu 55 senesi Cemâziye’l-
âhir gurresinden (12.08. 1839) itibaren
1500 Kurufl zam ve ilave ile 4000 Kurufl’â ibla¤›
hususuna irade-i ihsan âde-i mülûkâne flerefsünuh
buyurulmufl olma¤la mucibince maafl-›
mezkûrun suret-i halli ve tahsisinin tanzimine
himmet buyurulmak bâb›nda beyaz üzerine sâd›
r olan ferman-› âli mucibince maliye muhasebesine
kayd ile berat› tahriri için tezkiresi ve
maafl defterlerine ilm ü haberi tahrir olunmak
ferman-› sâmi buyurulma¤›n mucibince kayd
olunup tezkiresi verilmekle ber minval-i muharrer
muma ileyh Said Efendi’nin maafl-› kadimi
olan 2500 Kurufl’un üzerine gurre-i mezkurdan
itibaren 1500 Kurufl dahi zammiyle
4000 Kurufl’a ibla¤ olundu¤unu mübeyyin maliye
muhasebesinden vârid olan ilm ü haber
kayd olunmufltur. 10 C. 1255 “(22)
Said efendi’nin maafl›n›n 6000 Kurufl’a ibla
¤›:
“Rikab-› hümayun kap›c›bafl›lar›ndan Cennetmekan
Efendimiz hazretlerinin emekdarlar›
ndan Said Efendi’ye geçenlerde talluk buyurulan
irade-i inayet âde-i hazret-i mülukâne
mûcibince mahiye 4000 Kurufl maafl tahsis
olunmufl ise de muma ileyh zi-›yal olarak maa
fl-› mazkure ile kenduyu idarede mübtela-y›
muzayaka ve ›zd›rab oldu¤undan isti’tâfa mecbur
ve müddet-i medîde hidmet-i mahsusa-i
flâhanede istimzac buyurularak bilvücuh sezâvar-›
merah›m ve eflfak-› flehinfleh-i ihsan mevfur
oldu¤undan k›dem, ubudiyet ve emek ve
hidmetine mükafaaten maafl-› mezburun haddi
lây›k›na ibla¤ ve münasip ta’yin tahsisi bittensib
hâk-i pây-i hümayun-u ihsan nümun-u
hazret-i padiflahiden lede’l-istizan muma ileyhin
zikr olunan maafl üzerine 2000 Kurufl zam
ile 6000 Kurufl’a ibla¤› ve münasib miktar ta’yinat
tahsisi hususuna irade-i inayet âde-i cenab-
› mülukâne müteallik buyurulmufl olma¤la
mucibince maafl-› mezburun 6000 Kurufl’a ibla-
¤›yla ta’yinat-› mezkurenin tahsisi suretinin
tanzimine himmet buyurulmak bâb›nda beyaz
üzerine sâd›r olan ferman-› âli mucibince iktiza-
y› tesviyesi maliye muhasebesinden lede’ssual
rikab-› hümayun kap›c›bafl›lar›ndan Atufetlu
Said Efendi’nin kadim maafl› olan 4000
Kurufl’a tarih-i ferman-› âli olan iflbu receb-i flerifin
26. Gününden (05.10.1839) itibaren 2000
Kurufl dahi zamla 6000 Kurufl’a ibla¤ oldu¤unu
mübeyyen maafl ve mukataat hazinesi sergisi
defterlerine ilm ü haberlerinin i’tas›yla tesviyesi
hususu derkenar olunarak mucibince ilm ü
haberleri tahrir olunmak ferman buyurulma-
¤›n mucibince kayd olunup ber minval-i muharrer
ilm ü haberleri verilmekle sâlifü’l- beyan
muma ileyhiman›n maafl-› kadimesi üzerine tarih-
i mezkurdan itibaren 2000 Kurufl dahi zam
olundu¤unu müfl’ir maliye muhasebesinden
varid olan ilm ü haber bâ-ferman-› flerif kayd
olunmufltur. 8 fiaban 1255 (17.10.1839)”(23)
F›kralar›:
Mehmed Said Efendi’ye atfedilen bir çok
f›kra var ise de bunlar›n bir k›sm› Keçecizade
‹zzet Molla ile veya baflkalar› ile kar›flm›fl oldu-
¤undan teflhis oldukça zor oluyor. Ama Said
Efendi’ye ait oldu¤u muhakkak olan birkaç tanesi
flöyle:
Said Efendi bir gün huzurda karagöz o zamanki
ad›yla hayal oynat›r. Oyun, o günlerde
yayg›nlaflt›r›lmas› emredilen çocuk mekteplerinin
taklididir. Oyunda Hacivat hoca, Karagöz
ise talebedir. Elif bâ harflerinden sonra hoca
“bir üstün “der talebe t›pk›s›n› söyler. Hoca “bir
esre” deyince talebe yani Karagöz:
“- Olmaz, yanl›fl okutuyorsun, bir alt›n, hoca:
“- Dersin usûlü budur bir esre diyeceksin,
der. Talebe:
“- Bir fleyin üstü olur da alt› olmaz m›? Bir
alt›n” der. Hacivat talebeye tokad› aflkeder. Talebe
hocaya el kald›r›r. Tart›flma k›z›fl›r, kavga
büyür. Padiflah taraf›ndan perdenin içine bir alt›
n b›rakt›r›l›r. Karagöz derhal münasip bir dua
ile beraber;
“-Davam›n do¤ru oldu¤unu efendimiz de
takdir buyurdular” der ve derse devam ederler.
Bu s›rada hoca:
” -‹ki üstün, dedi¤inde talebe ayn›s›n› söyler
fakat bir türlü iki esre demez yine
” -‹ki alt›n” der. Perdeye bu sefer de iki alt›
n b›rak›lmakla beraber II. Mahmud:
” -Said halt ediyorsun! “der. Said Efendi de:
“- Efendim, mekteplerimizin tahsil tarz›n›
taklid ediyorum” cevab›n› verir.(24)
Bu hâdise ile ilgili olup-olmad›¤› belli olmamakla
beraber 1832 de II. Mahmud’un ‹stanbul
sur içindeki 186 mektebin hoca ve talebesine
da¤›t›lmak üzere 10 000 Kurufl at›yye
gönderdi¤i Osmanl› arfliv vesikalar› aras›nda
mevcut. ‹flbu belgede padiflah ‹stanbul kad›s›-
na hitaben ” bir mutemet adam vas›tas›yla çocu
¤a bizzat verilsin. Para yetiflmez ise haber
ver yine göndereyim. Bundan murat çocuklar›
kalben sevindirmektir ” biçiminde bir de hatt-›
hümayun yazm›fl.(25)
E Y Ü P S U L T A N S E M P O Z Y U M U V I
334
(22) Maliyeden Müdevver
defterler (MAD) 8356/58
(23) MAD 8356 / 70
(24) Ali R›za Bey, Eski Zamanlarda
‹stanbul Hayat› s. 18. Yay›
na haz›rlayan Ali fiükrü Çoruk,
Çal›fl Ofset ‹stanbul 2001,
Kitabevi yay›m›.
(25) Hatt-› Hümayun tasnifi:
33111
‹kinci f›kra onun Adana’ya sürgün edildi¤i
zamanla ilgili:
Musahip Mehmed Said Efendi’nin Adana’ya
ulaflt›¤› gün yani 12 Aral›k 1822 günü
hacdan dönen surre alay› da Adana’ya ulafl›r. O
senenin surre emini olan Hayrullah Efendi Said
Efendi’nin çok samimi, s›k s›k görüfltü¤ü
dostlar›ndand›r. Hayrullah Efendi Said Efendi’nin
Adana’ya sürgün olarak geldi¤inden haberi
olmad›¤›ndan onu görünce çok sevinir ve
hayret dolu ifadelerle:
“- Hay Said Efendi ! dostlukta sadakat ve
sebat ancak bu kadar olabilir. Bu kadar uzun
mesafeden bizi karfl›lamakla derin dostlu¤unuzu
göstermifl oldunuz, deyince Said Efendi:
“-Hakk›mda gösterdi¤iniz bu lütufkarl›¤a
mukabil sizi buradan karfl›lamak az biledir.
Ancak bendeniz gelmedim, beni getirdiler.”
Demifl.(26)
Üçüncü f›kra onun hasta at›yla ilgilidir:
II. Mahmud’un en çok sevdi¤i at› hastalan›
r. Seyise ata iyi bakmas›n›, kurtulmas› için ne
yapmas› icab ediyorsa muhakkak surette yapmas›
n› tenbih etmifl;
– Öldü haberini duymak istemiyorum.
Böyle bir haber getirenin kafas›n› vurdururum
diye de tehdit etmifl.
Seyis korku ve telaflla gereken her fleyi
yapm›flsa da at bir gün ölmüfl. Ecel terleri döken
seyisin imdad›na Said Efendi yetiflmifl. Durumu
münasip bir lisanla padiflaha arz etmesini
rica etmifl. Huzura ç›kan Said Efendi;
-fievketli Padiflah›m, sizin falanca bir at›n›z
var ya,
– Evet nas›l oldu ?
-Padiflah›m o at ne yem yiyor, ne de su içiyor.
Aya¤a kald›r›yorlar düflüyor. Sa¤a çeviriyorlar
düflüyor, sola çeviriyorlar düflüyor. Bir
türlü ayakta durmuyor.
– Öldü mü yoksa,
– Efendim ben demedim siz öldü dediniz.
Said Efendi’nin Efl ve Çocuklar›
Mehmed Said Efendi’nin mevcut kay›tlarda
iki efli ile üç çocu¤u oldu¤u görülüyor. Eflleri
Cemile( ?- 1847) ve Ferahnak Han›mlar, çocuklar›
ise Ziyauddin Ahmet Bey ile Fatma ve
Nefise Han›mlard›r.
Birinci efli Cemile Han›m’›n 19 Za.1263’de
(29.10.1847) vefat etti¤i hâlen mevcut mezar ta-
fl›nda yaz›l›. Bu han›m›n XVIII. As›r sadrazamlar›
ndan Ivaz Mehmed Pafla’n›n torunu oldu¤u
da yine mezar tafl›nda kay›tl›.
Ferahnak Han›m’la ne zaman evlendi¤i ise
mechul. Said Efendi’nin vefat›n› müteakip Ferahnak
Han›m’a ayl›k 150 kurufl maafl ba¤lanm›
fl. En son 1865 y›l›nda ald›¤› maafllar›n kayd›
görülmüfltür. Bu tarihten sonra ki kay›tlara ise
henüz ulafl›lamad›.(27)
Said Efendi’nin k›zlar› Nefise ve Fatma
Han›m’lara ise 365’er Kurufl maafl ba¤lanm›flt›.
Bu han›mlar›n en son maafl ald›klar› y›l ise
1867’ dir. Nefise ve Fatma Han›mlar’›n bu maa
fltan ayr› olarak 1000’er Kuruflluk birer de hisse
senedi mâlikleri olduklar›, bu senetlere mahsuben
1867-1874 aras› devrede ise 988,5 Kuru
fl’luk nema ald›klar› arfliv kay›tlar›ndan anla-
fl›l›yor.(28)
Bu han›mlardan birisinin o¤lu Hattat Hüseyin
Abdurrauf Bey (1866-21.10.1908) olup
babas›n›n ad› Mehmet fiemsüddin’dir. Abdurrauf
Bey’in mezar› Said Efendi’nin aile makberesindedir.
Yine bu makberede Abdurrauf
Bey’in efli Sabire Han›m (vef. 1947) ile o¤lu Siracüddin
Kay›han’›n (vef.1976) kabirleri de yer
al›yor. Musahib Said Efendi’nin aile mezarl›-
¤›nda yer alan di¤er kifliler ise flunlard›r:
Said Efendi’nin bald›z› Hafize Han›m. Vefat›:
15 Ca. 1264 (09.04.1849).
Said Efendi’nin o¤lu s›ras›yla Dâr-› fiûrâ-y›
Askerî bafl kâtibi, Bâb-› Seraskeri ve Sadr-› âli
müsteflarl›klar› vazifelerinde bulunmufl olan
Ahmed fiekip Bey ( ? –14 Za.1309 = 09.06
1892).
Mehmed Süreyya Bey, Said Efendi’nin o¤-
lu Ziyauddin Ahmet Bey’in 1890’larda … mütekaid
bulundu¤unu yaz›yor.(29) Said Efendi’nin
iki o¤lu var gibi baz› bilgiler olmakla
beraber kesin karar için henüz vakit erken.
Ahmed fiekip Bey’in efli Hatice Cinan-› Yar
Han›m 1267( 1851) ile çocuklar› ki, genç yaflta
vefat eden Naim Bey
1281(1864/1865) ve Meclis-i Vâlâ
Mazbata Odas› hulefas›ndan
Mehmed Râflid Bey ‘dir. Gurre
Safer 1284 (04.06.1867)
Said Efendi’nin ayna karfl›-
s›nda kendi eliyle yapt›¤› mefl-
hur resmi torunu olan Hattat Abdurrauf
Bey’in elinde imifl. fiu
anda bu resmin kopyalar› bir çok
eserde yer almaktad›r.(30)
Bestekar yönü de olan Said
Efendi’den günümüze ancak
dört eseri gelebilmifltir.(31)
E Y Ü P S U L T A N S E M P O Z Y U M U V I
335
Resim 3; Musahip Sait Efendi’nin
aynaya bakarak
yapt›¤› kendi portresi
(26) Vak’avüvis Esad Efendi
Tarihi s. 140. Neflre haz›rlayan
Doç. Dr. Ziya Y›lmazer, Enes
Mat. ‹st. 2000. Osmanl› Arafl-
t›rmalar› Vakf› yay›n›.
(27) MAD ( Maliyeden Müdevver
Defterler ) 9338 / 72
(28) MAD 9369 / 109
(29) Mehmet Süreyya Bey, Sicill-
i Osmanî III / 45 Matbaa-i
Amire 1311.
(30) ‹nal, Mahmud Kemal,
Son Hattatlar s.321-325. Maarif
Bas›mevi, ‹stanbul 1955.
(31) Öztuna, Y›lmaz, Türk
Musikisi Ansk. II / 198, MEB
‹st. 1976

About these ads

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: