<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Sanat Tarihi &#187; İSlamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı</title>
	<atom:link href="http://sanattarihi.wordpress.com/category/islamiyet-oncesi-turk-resim-sanati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sanattarihi.wordpress.com</link>
	<description>İslam Sanat'ına Dair... "Sanat"ın Tarihi!..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Feb 2007 15:44:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='sanattarihi.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/bf0e957d69e3c3dc0dff25126f677565?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Sanat Tarihi &#187; İSlamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı</title>
		<link>http://sanattarihi.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title></title>
		<link>http://sanattarihi.wordpress.com/2006/11/28/145/</link>
		<comments>http://sanattarihi.wordpress.com/2006/11/28/145/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Nov 2006 21:56:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isoru</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uygurlar]]></category>
		<category><![CDATA[İSlamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sanattarihi.wordpress.com/2006/11/28/145/</guid>
		<description><![CDATA[
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK RESİM SANATI

      Eski Türkler&#8217;de resim sanatının doğuşu, bozkır     kültürünün başlangıcına kadar geri gider. Proto-Türk devri ve Hun devrinde,     Türkler için kendine özgülük yanı da olan resimden, daha doğrusu tasvir sanatından     söz edebiliriz.
    [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sanattarihi.wordpress.com&blog=442462&post=145&subd=sanattarihi&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><font color="#4a316a" face="Verdana" size="3"><strong><br />
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK RESİM SANATI<br />
</strong></font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana"> Eski Türkler&#8217;de resim sanatının doğuşu, bozkır     kültürünün başlangıcına kadar geri gider. Proto-Türk devri ve Hun devrinde,     Türkler için kendine özgülük yanı da olan resimden, daha doğrusu tasvir sanatından     söz edebiliriz.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          En erken devirlerden itibaren görülen kaya resimleri     (petroglif), kaya ve mağara yüzeyleri üzerine yapılmışlardır. Bunlardan bazıları     boya ile yapılmış, bazıları da kazıma ve çizme yoluyla gerçekleştirilmiştir.</font></p>
<p><span id="more-145"></span></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Kaya resimleri, Orta ve İç Asya&#8217;da miladdan önceki bin     yıllardan, M.S.14. ve15.yüz- yıllara kadar çok çeşitli konuları kapsar. Özellikle,     erken tarihli örneklerde, av kültürü ve sembolizmini yansıtan resimler egemendir. Bu     resimlerin bazılarında sembolik anlamları ihtiva eden &#8220;<em>hayvan mücadele     sahneleri</em>&#8220;nin proto-tiplerini ve sonraki bazı örneklerini meydana getiren     birbirleriyle mücadele eden hayvan figürlerine rastlıyoruz. Zıt kavramların     mücadelesini (<em>iyi, kötü, aydınlık, karanlık vb.</em>) sembolize eden bu mücadele     sahneleri, insan-hayvan mücadele sahneleriyle beraber, tarih öncesi devirlerdeki &#8220;<em>hayvan-ata</em>&#8221;     inancı ve &#8220;<em>hayvan biçimine girme</em>&#8221; teması ile ilgilidir.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Kaya resimlerinde ayrıca, süvari tasvirleri, savaşan insan     figürleri, arabalı çadır tasvirleri, bazen kuyruğu düğümlü, &#8220;<em>moncuk</em>&#8221;     denilen püskül süslemeli at tasvirleri, kurt, dağ keçisi, geyik vb. çeşitli     sembolik ve mitolojik anlamlara sahip hayvanlarla ilgili kompozisyonlar, dinî inançlar     ve günlük hayata ait sahneler vb. çeşitli unsurlar yer almaktadır.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Kaya resimlerinin en erken örnekleri, Orta Asya&#8217;da Mezolitik     veya erken Neolitik devirlere ait olarak bulunmuştur. Bu kaya resimleri arasında,     özellikle Güney Özbekisan&#8217;daki,<strong> Za- raut Kamar</strong> mağarasında<strong> </strong>ve Doğu     Pamirler&#8217;daki <strong>Sakta </strong>(Shakhta) mağarasında yer alan resimler önemlidir.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Göktürk kaya resimleri ise, pek fazla bir değişikliğe     uğramaksızın sürmekteydi. Orhon ve Tula bölgesindeki pek çok örnek bunu doğrular.     Ancak, Göktürk devri kaya resimleri Trans-Baykal, Güney Sibirya ve Yakutistan&#8217;a kadar     olan çok çeşitli bölgelere yayılmıştır. Bu re- simlerde daha çok, av ve süvari     resimleri mevcuttur.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Eski Türk resminin asıl temsilcileri, sanata çok ilgili olan,     Uygur Türkleridir. Klasik Uygur resim üslûbu IX. yy.&#8217;da başlar ve XIII. yy.&#8217;a kadar     varlığını devam ettirir. Daha sonra gelen ve XV. yy.&#8217;a kadar devam eden dönemde,     yabancı tesirler artar ve klasik üslûp kaybolur.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Uygur resim sanatının genel ifadesi, İç Asya Türk     sanatının etkisiyle ortaya çıkmıştır. Her ne kadar Büyük İskender ile birlikte     gelen Helenistik üslûbun, ışık-gölge ile hacimleri meydana çıkarma tekniği bir     müddet söz konusu olmuşsa da, bu kesinti devresinden sonra yine Orta Asya&#8217;nın İç     Asya&#8217;dan devraldığı üslûp devam etmiştir. Bu üslûp, özellikle kaya resimlerine     dayanan çizgi tarzının hakim olduğu ifadeyi tercih ediyordu.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Bazen yaldızın da kullanıldığı resimlerde, klasik Uygur     devrinde kırmızı renk, gök rengi ve yeşil kullanılıyordu. Renkler çoğu kez parlak     ve canlıydı.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Uygur resim sanatında kompozisyonlar, kaya tapınaklarının     duvar yüzeylerine olduğu gibi, ipek kumaşlar üzerine, ahşap materyal ve kâğıt     üzerine de yaygın olarak yapılıyordu. Duvar resimlerinde doğal boyalar     kullanılıyordu. Resimler bazen doğrudan doğruya, düzleştirilmiş duvar üzerine,     bazen de yaş sıva üzerine uygulanıyordu. Boyalar bazen, tempera tekniği kullanılarak     elde ediliyordu.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Anlaşılacağı üzere, resimlerde çok çeşitli konular yer     almaktadır. Bunların başında dinî sahneler gelir. Dinî sahnelerin büyük bir     çoğunluğu da Budha&#8217;yı, Budha&#8217;nın öğretisini, yaşantısını ve diğer Budist     ilâhları tasvir eder. Bu arada, Türklerce kabul edilen Maniheizm ve diğer dinlere ait     konuları içeren resimlere de rastlanır. Aynı zamanda, sembolik çiçek tasvirleri ve     hayvan tasvirleri de önemli bir yer tutar. Bu konuların dışında, günlük yaşantı     ile ilgili sahneler, çeşitli destan ve efsaneler, din adamları, süvariler, prens ve     prensesler de resimlerde yer alır. Bu resimlerin bir bölümünde portre anlayışının     yer alması, Türk Sanat Tarihi bakımından oldukça önemlidir.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          İnsan yüzüne kişisel bir özellik vermek, yani portre sanatı     ilk defa 750 yılından sonra Türk duvar resimlerinde başlamıştır. O zamana kadar     insan vücudunun diğer kısımları gibi, yüz de şemalara göre çiziliyor ve resmin     altına kişinin adı yazılarak ayırdediliyordu. Fresklerde, resimlerini yaptırmak     isteyen kimseler tasvir ediliyor, böylece çeşitli insan grupları, Hind ve Çin     rahipleri, Toharlar, İranlılar görülüyordu. Uygurlar, kendilerinden farklı insanlar     üzerinde dikkatlerini toplayarak, bunları tiplere ayırdılar ve kendilerini de daha     belirli olarak görmeye başladılar. Bu durum onlara, portre sanatı yaratmak ve     geliştirmek imkânını kazandırdı. Portre benzerliği, aynı kıyafet ve duruştaki     yan yana sıralanmış rahip resimlerinde açıkça bellidir. Bunların yüzleri çeşitli     insanları gösteriyor. Diğer resimlerde de kendini belli eden bu portre sanatı,     kişisel düşünce ve şuur bakımından, çok önemli bir ilerlemeyi gösteriyor. Portre     sanatının doğmasında, eski geleneklerin de rolü olmuştur.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Uygurlar zamanından kalan minyatürler, Maniheist     kitaplarındaki sayfalardır. Bunlar kısmen dinî, kısmen dünyevî sahneleri     canlandırırlar. Bunlardan başka büyük resimler, sayfalar ve sancaklar kalmıştır     ki, bunlar Mani mabetlerinde saklanır ve ayinlerde kullanılırdı. Bu Uygur     minyatürleri, daha sonra İslâm minyatürlerinin kaynağı olmuştur.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify">     <font color="#4a316a" face="Verdana">          Uygurlar, VII. yy.&#8217;da Budizm&#8217;i ve Bögü Kağan 762&#8242;de Mani     dinini kabul etmişti. Uygurlar&#8217;ın sanatı daha çok Budizm olmakla beraber, bu iki dinin     çerçevesinde gelişmiştir. Manihaî minyatürler Turfan ve Kansu&#8217;da, Orta İran     (Pehlevî) veya Türk dilinde ya da iki dil karışık olarak yazılan dinî     kitaplardadır. Bunların üslûp özellikleri, uzun zaman devam etmiştir.     VIII.-IX. yy.     lacivert zeminli minyatürlerde çizgi ve ışık gölge, aynı zamanda     kullanılmıştır. Bu Manihaî yazmalar, Hoça&#8217;da hüküm süren Uygur kağanlarına     ithaf ediliyordu. Bögü Kağan&#8217;ın himayesiyle Mani dini yaşayabilmiş, Hoço, Kansu ve     Çin&#8217;de mabetler yaptırılmış, bu sayede Uygurlar&#8217;dan Manihaî minyatür ve resimler     kalmıştır.</font></p>
<p style="margin-left:11px;margin-right:11px;margin-top:0;" align="justify"><font color="#4a316a" face="Verdana">     Uygur sanat     merkezleri, 768&#8242;de manastırların yapıldığı, kağanın sarayı bulunan kışlık     merkez ve kutsal şehir <strong>Hoço</strong>, bunun kuzey yakınında <strong>Bezeklik</strong>, doğu     yakınında <strong>Tuyak</strong>, Bezeklik&#8217;in doğusunda <strong>Sengim</strong>, Hoça&#8217;nın kuzeyinde <strong>Turfan</strong>,     <strong>Murtuk</strong>, <strong>Sassık Bulak</strong>, <strong>Yar Hoto</strong>, <strong>Sorçuk</strong>, <strong>Ming Öy</strong>, <strong>Kum     Tura </strong>ve diğer şehirlerdir.</font> </p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/sanattarihi.wordpress.com/145/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/sanattarihi.wordpress.com/145/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/sanattarihi.wordpress.com/145/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/sanattarihi.wordpress.com/145/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/sanattarihi.wordpress.com/145/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/sanattarihi.wordpress.com/145/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/sanattarihi.wordpress.com/145/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/sanattarihi.wordpress.com/145/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/sanattarihi.wordpress.com/145/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/sanattarihi.wordpress.com/145/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/sanattarihi.wordpress.com/145/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/sanattarihi.wordpress.com/145/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=sanattarihi.wordpress.com&blog=442462&post=145&subd=sanattarihi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sanattarihi.wordpress.com/2006/11/28/145/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/c93291656cafc6940a0ecfe60e98dcc5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">révân</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>